15 Eylül 2007 Cumartesi

Ormanlar Yanmasın!

Ormanlar Yanmasın!

Türkiye Ağustos ayı boyunca, Bodrum, Kaş, Çanakkale, Adana ve Manisa’dan gelen orman yangınları haberleriyle kavruldu bir kez daha.

Yetkililer, yangınların çıkış nedenini ya henüz tam olarak belirnemeyen bir sebepten ya terörist eylemlerden ya da el birliğiyle dengesini bozduğumuz dünyamızın, küresel ısınmaya maruz kalmasından kaynaklandığını belirtir, televizyonlar da cayır cayır yanan ormanları gösterirken daha fazla izleyemedim, okuyamadım, dinleyemedim tüm bunları. Sebep her ne olursa olsun, daha ilkokuldayken, dünyanın ciğerleri olarak öğrendiğimiz ormanlarımız, alev alev yandı işte! Geç müdahaleler, kim suçlular, ortadaki gerçeği ve olanı değiştirmedi tabi. Mevzu çevre duyarlılığı olunca, su testisini kırmadan önce tokatı yememiz gerektiğine inanıyorum. Yaptığımız ve halen de yapmaya devam ettiğimiz bunca şeye rağmen, üzerinde, koynunda yaşamamıza izin veren bu dünyayı hak etmiyoruz biz! Sevginin de koşullu ya da koşulsuz olanını icat eden insanoğlu için, madem bu sıfatları koymuşuz sevginin önüne, koşulsuz sevginin özünün dünyanın, biz ne yaptığını, ne yapacağını hiçbir zaman tam olarak bilemeyen çocuklarına duyduğu sevgide olduğunu söyleyebilirim.

Her yaz tekrarlanan bu senaryolar için artık, olan olduktan sonra "bir şeyler yapmalıyız" kalıpsal davranışından sıyrılıp, yangınlar gerçekleşmeden önce, gereken önlemlerin alınacağı bir farkındalığa gelmeliyiz. Her yaz yangınlar çıkmıyor mu bu ülkede? Yaz başında ve ortasında, belki bu yaz böyle bir şey olmaz beklentisiyle, umut umut bakarak dua mı ediyor çok sevgili ilgililer? Çok belli bir şey için gereken önlemleri alamıyorlarsa, konusunda yetkin olması gereken yetkililere ya da ilgililere ne gerek var o zaman? Evet, bu yaz yine olan oldu! Alevler ekranlardan, resim karelerinden çıkıp içimizi yaktı, kavurdu. Şimdi yine tamir zamanı. Gerçi, en azından bunu yapabiliyoruz; yaraları az buçuk ta olsa, sarabiliyoruz. Hepimizin kanına işlemiş o bir nebze züğürt tesellimiz de bu olsun bari!

Çekül Vakfı'nın Seferberlik Çağrısı!

Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL), orman yangınlarının ardından; Çekül Orman Seferberliği adı altında bir proje başlattı. "Tanı... Sahiplen... Koru..! Bu, küresel ısınma ve eğitimsizliğe karşı 'seferberlik' ilanıdır." çağrısıyla başlattığı projeye de bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin, topraklarına olan bağlılığını görmek ve göstermek için desteğini bekliyor.

Çekül, seferberlik çağrısında:

Çoğunluğu insan eliyle çıkan ve etkisini her geçen gün daha somut hissettiğimiz küresel ısınma nedeniyle de hızla geniş alanlara yayılan orman yangınlarının engellenmesi ve zararın en aza indirilmesi için acilen şunların yapılması gerekiyor:

Derhal: Yangınların daha hızlı söndürülmesi için ileri teknoloji ürünü söndürme ekipmanları sağlanması ve bunları kullanacak olanların eğitilmesi.

Orta Vadede: Halkın eğitimi ve yeni ormanlar oluşturulması.

Uzun Vadede: Ne Türkiye'nin, ne de tüm yerkürenin,

bu konuda uzun vade gibi bir lüksü olmadığına inanıyoruz.

İndigo Dergisi olarak daha önceki aylarda desteklediğimiz, ‘7 Ağaç Ormanları’ projesinde olduğu gibi Orman Seferberliği projesinde de Çevre ve Orman Bakanlığı’nca imzalanacak protokol doğrultusunda, Bakanlık uzmanlarının belirlediği, öncelikli alanlarda ağaçlandırma çalışması başlayacak. Yine projenin başlatıldığı bölgelerde, bölgede yaşayan insanlara, ateş yakılmaması, orman alanlarına yanıcı/yakıcı maddelerle girilmemesi, orman geçişi güzergahlarında, vasıtalardan sigara izmariti atılmaması gibi konularda yapılacak olan bilgilendirmelerle, önlem alıcı bilincin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu çalışmalar, gerek birebir toplantılar, gerekse bilgilendirici broşürler dağıtılma yoluyla desteklenecek. Yapılacak ağaçlandırma çalışmalarının yeterli olmadığını, bu ormanların tekrar aynı kaderle, yanıp kül olmayacağının garantisini kimsenin veremeyeceğini de belirten Çekül, özel yangın sonrası ekipmanların sağlanmasının da önemli olduğunu ekliyor.

Hiç yorum yok: